Fıkıh Günlüğü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Fıkıh Günlüğü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Sehiv Secdesini Gerektiren Durumlar

11 Aralık 2010 Cumartesi

*Bir namazın tam bir rüknünü, bir farzını öne almak veya sonraya bırakmak sehiv secdesini gerektirir. Çünkü bu öne alma ve sonraya bırakma işi vacibi terk etmekten sayılır.
 
Örn; Bir kişinin kıyamda "Sübhaneke" den sonra kıraat yapmayı unutup rükuya varır varmaz hatırına gelmesi  ve hemen kıyama kalkıp kıraat yapması gibi.

Burada dikkat edilecek bir başka husus, kıraatten sonra önceki rükû geçerli olmayacağı için tekrar bir rükû yapılması gerektiğidir. Çünkü namazda sıraya riayet farzdır. 

*Her bir namaz için ayrı ayrı sehiv secdesi yapmak gerekir. 


Örn; Bir kişi, öğle namazının ilk sünnetinde sehiv secdesini yapmayı gerektirecek bir durumla karşılaşırsa, farzında ve son sünnetinde de yine böyle  bir durum olursa her bir namazın sonunda sehiv secdesi yapması gerekir. Eğer ilk sünnetin ardından yapması gereken secdeyi unutursa farzdan sonra bu secdeyi yapamaz.

(Büyük İslam İlmihali/Ömer Nasuhi BİLMEN)

Sehiv Secdesi

13 Temmuz 2010 Salı

Sehiv secdesi, yanılma ve unutma secdesidir. Sehiv secdesi, farzların tehiri, (geciktirilmesi) vaciplerin sehven (unutarak) terk ve tehirinde gerçekleşir. 

Sehiv secdesinin dayandığı deliller;

Abdullah İbn Mes'ûd (ra)'ten rivayet edilen bir hadiste şöyle buyrulur: "Sizden biri namazında şüpheye düşerse, doğrusunu araştırsın ve namazını kanaatine göre tamamlasın, sonra selam versin ve sehiv secdesi yapsın, yani yanıldığı için iki secde daha yapsın." Buhari

Sehiv secdeleri vaciptir. 

Şöyle yapılır; Son oturuşta yalnız tahiyyat okuduktan sonra iki tarafa selam verilir. Tekbir getirilerek secdeye varılır. Secdede üç kere tesbihat okunur. Tekbir getirilerek secdeden kalkılır. Bir müddet sonra tekrar  tekbir getirilerek ikinci secdeye varılır. Secdede tesbihatlar üç defa okunduktan sonra, tekbir getirilerek secdeden kalkılır ve oturulur. Tahiyyat, salli-barik, rabbena duaları okunup selam verilir.

NOT: Yalnız sağ tarafa selam verdikten sonra sehiv secdelerinin yapılması daha uygun ve faziletlidir. Özellikle cemaatle kılınan namazlarda cemaatin yanlışlıkla dağılmaması için tercih edilmiştir.

Kıyâmet Günü Ateşle Hilâllenmek İstemiyorsan...

26 Mayıs 2010 Çarşamba

مَنْ لَمْ يُخَلِّلْ اَصَابِعَهُ بِالْمَاءِ خَلَّلَهُ اللهُ بِانَّارِ يَوْمَ الْقِيَامَةِ


  "Kim parmaklarını su ile hilâllemezse, kıyâmet günü Allah onu ateşle hilâller." Hadis-i Şerif
   El parmaklarının hilâllenmesi; parmakları birbirine geçirmekle, ayak parmaklarının hilâllenmesi ise;  sol elin serçe parmağını sağ ayağın serçe parmağının altından geçirmek suretiyle başlayıp, sol ayağın serçe parmağında bitirmekle hilâlleme yapılır. 

   Yani sol elin serçe parmağı kullanılarak sağ ayağın serçe parmağından başlanıp sol ayağın serçe parmağında bitirilir. 
 

Bilir Kişilerdeki Artış...

25 Mayıs 2010 Salı

  Son zamanlarda bilir kişilerin sayısında bir hayli artış var. Özellikle fıkhî konularda... Hal böyle olunca insanların zihni karışıyor. Kimin sözüne itibar edeceklerine, hangisini uygulayacaklarına ya da hangi bilginin doğru olduğuna karar vermeleri çok da mümkün olmuyor.

   Bu, öğrenen kişi kadar öğreten kişiyi de çok zorlayan bir durum. Karşınızda birkaç gruba ayrılmış kişileri görebilmeniz mümkün. Bir grup sürekli tereddüt halinde. Öyle miydi, böyle miydi diyerek gel-gitler yaşıyor. Diğer bir grup "ben zaten biliyorum, benim bildiğim doğru" edasında. Başka bir grup ise öğretmenine teslim olmuş, mutmain bir kalple söylenenleri onaylıyor.

   Bloğumda yayınladığım fıkıh günlüğünde de bu durumun yaşanmasını istemediğim için (herkesin 3.gruba dahil olması ne çok mutlu eder beni:) herkesi mutmain etmek adına yararlandığım kaynakları sizlerle paylaşmak istiyorum;
  1. Nimet-i İslam - Sadeleştirilmiş
  2. Büyük İslam İlmihali - Ömer Nasuhi Bilmen
  3. Delilleriyle İslam İlmihali - Prof. Dr. Hamdi Döndüren
   Fıkhî konularda sormak istedikleriniz ya da değinmemi istediğiniz konular olursa h.haticesezer@gmail.com adresine gönderebilirsiniz ki bu da beni çok mutlu edecektir.   

   Ayrıca yorum gönder kısmındaki sorun eşim sayesinde çözüldüğü için bloğum yorumlarınıza hazır durumdadır. Yorum göndermek isteyenlere duyrulur:)

   Umarım azami derecede istifade edersiniz...


Çorap Üzerine Mesh Olur mu?

   "Dışarı çıkarken abdestimizi alıp, çorabımızı mest niyetine giyebilir ve dışarıda iken abdest esnasında ayakları yıkamadan çoraplar üzerine mesh yapabiliriz." deniliyormuş.

   Mestler üzerine meshin caiz olmasının birtakım şartları vardır.Bunlardan birkaçı;

-Ayağa giyilmiş mestin, yaklaşık 6 km yol yürüyecek kadar sağlamlıkta olması.

-Mestlerin içine su almaması.

-Mestlerin, bağsız olarak ayakta durabilecek derecede kalın olması.

   Ayağa giyilen çorap yukarıdaki şartların hiçbirini taşımamaktadır. Dolayısıyla böyle bir bilgi doğru bir bilgi olmaktan çıkıyor.

Acaba Abdestim Var mı?

20 Mayıs 2010 Perşembe

   Bir kimse abdest aldığını kesin olarak bildiği halde, abdestini bozup bozmadığı hususunda şüpheye düşse, o kimse abdestli sayılır.Kesin olarak bilinen birşey şüphe ile ortadan kalkmaz.

Aksine abdestini bozduğunu kesinlikle bildiği halde, sonradan abdest alıp almadığına dair şüphe eden kimse de abdestsiz sayılır.

Burada kesin olarak bilinen şeyin hükmüne göre hareket etme vardır.

Abdest Alırken Bir Uzvun Yıkanması Unutulursa Ne Yapılır?

   Abdest alırken veya abdestten sonra, bir uzvun yıkanıp yıkanmaması hususunda şüpheye düşülürse bakılır: Eğer şüpheye düşen kimse, her zaman şüphelenmiyorsa, o uzvunu yıkar. Fakat vesveseli bir kimse ise yıkamaz.Onun şüphesine bakılmaz.

Burda dikkat edilmesi gereken şudur; Eğer yıkanması farz olan uzuvlardan biri unutulup yıkanmamışsa, tekrar abdest almak gerekir.

 
Ya Rabbi! - by Templates para novo blogger