Dünya Hayatında Gaflete Düşmemek İçin...

15 Şubat 2012 Çarşamba

Şeyh Sâdî Şirâzî Hazretleri buyurur:

Akıllı isen, herşeyin manasına meylet! Çünkü suret kalmaz; lakin mana kalır. Ahiret azığını hayatında kendin tedarik et! Çünkü sen öldükten sonra akraban hırsa kapılır da sana, senin arzu ettiğin gibi hayr u hasenatta bulunmazlar.

Azığını öbür dünyaya kendi götüren kimse, büyük bir nimete ermiş demektir. Zira sırtını seni düşünerek kimse kaşımaz, ancak kendi tırnağınla kaşırsın.

Kapına bir garip gelirse, eli boş gönderme. -Allah göstermesin- belki birgün sen de garip olur, kapı kapı dolaşırsın!

Olgun kimse, birgün kendisinin de başkasına muhtaç olabileceğini düşünerek, muhtaç olanlara ikram eder.

Gönlü yaralı olanların hatırlarını sor, onlara bak. Belki birgün sen de o vaziyete düşersin!

Muzdarip kalmış insanların gönüllerini sevindir. Belki birgün sen de bîkes ve muzdarip kalırsın!

Sen ki, bir şey istemek için kimsenin kapısına gitmiyorsun, buna şükran olmak üzere, kapıya gelen ihtiyaç sahibine ikram et! 


Güzeller Güzeli...

3 Şubat 2012 Cuma

Hz. Fatıma (ra) Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimizin vefatından kısa bir süre önce:

"-Ya Rasulallah! Senin yüzünü bundan sonra göremeyeceğim!" diye ağladığında, Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- Hz. Ali (ra)'ı çağırmış ve:

"-Ya Ali! Hilyemi yaz ki, vasıflarımı görmek beni görmek gibidir!" buyurmuşlardı.

Muhtelif rivayetlerde hulâsaten şöyle buyurulmaktadır:

Müstesna ruhi yapısının kemali gibi, vücut yapısının cemali de eşsizdi.

Siması geceleyin ayın ondördü gibi parlardı. Hz. Aişe (ra) buyururlar ki: "Rasûlullah'ın yüzü o kadar nur saçardı ki, gece karanlığında ipliği, iğneye O'nun yüzünün aydınlığında geçirirdim."

İki kürek kemiği arasında nübüvvetine ait ilahi bir nişan vardı. Bir çok sahabi, onu öpebilmenin aşkıyla yaşardı. Vefatı sırasında bu mührün gayb alemine gitmesi, irtihalinin tasdiki oldu. (tırmizi)

Ceset yapısı nurdan olduğu için hiçbir değişikliğe uğramamıştı. Hz. Ebu Bekir (ra)  mahzun, müteessir, mağmum, gözü ve gönlü yaşlı bir şekilde "Varlık Nuru"na nazar ederek:

"Hayatın gibi ölümün de ne güzel ya Rasulallah!.." dedi.

Hazreti Peygamberin yüzünde nûr-i melâhat, sözlerinde selâset, hareketlerinde letâtef, lisânında talâkat, kelimelerinde fesâhat, beyânında fevkalade belâgat vardı.

Fuzuli söz söylemeyip her kelamı hikmet ve nasihat idi. Lügatinde asla dedikodu ve mâlâyâni yoktu. Herkesin akıl ve idrakine göre söz söylerdi.

Mülayim ve mütevazı idi. Gülmesinde kahkaha gibi aşırılık olmazdı. Daima mütebessimdi.

O'nu ansızın gören kimseyi haşyet sarardı. O'nunla ülfet ve sohbet eden kimse, O'na can u gönülden aşık ve muhib olurdu.

Hizmetkarlarını pek hoş tutardı. Kendisi ne yer ve ne giyer ise, onlara da onu yer ve onu giydirirdi. Cömert, ikram sahibi, şefkatli ve merhametli, gerektiğinde cesur ve gerektiğinde de halim idi.

Ahd u va'dinde sabit ve kavlinde sadık idi. Hüsn-i ahlakça, akıl ve zekaca cümle nâsa fâik ve her türlü medh u senaya layık idi.

Elhasıl sureti güzel, sireti mükemmel, misli yaratılmamış bir vücûd-i mübarek idi.

(Muhabbet ve Marifet isimli Kitaptan alıntıdır.)

Allah Rasulünden Ebu Hureyre (ra)'a Nasihatler-7

17 Ocak 2012 Salı

Ey Ebu Hureyre! Gelip geçtikleri yollarda müslümanlara eziyet etme. Burada müslümanlara eziyet edeni, hem müslümanlar hem de melekler zemmederler. Yolda bir pislik görürsen onu toprakla ört ki, Allah'da kıyamet günü senin ayıplarını örtsün.

Yolunu kaybetmiş kişiye yol göster ki, mahşer gününde de melekler durakların en iyisini sana göstersinler.

Ey Ebu Hureyre! Cehennemin hışırtısını duymak istemiyor ve kıvılcımlarının şerrinden emin olmak istiyor musun? O zaman senden imdat isteyenlerin imdadına yetiş. Bu, yangında kalmış biri olabileceği gibi bir hırsız da olabilir, sel içinde ya da yıkıntı altında kalmış veya boğulmak üzere olan birisi de olabilir.

Ey Ebu Hureyre! Sıkıntı ve keder içinde olanları bu hallerinden kurtar ki, kıyamet gününün sıkıntılarından kurtulasın.

Geniş Bir Yaşam İçin...

12 Ocak 2012 Perşembe

اَللهُمَّ ارْزُقْنَا مِنَ الْعَيْشِ اَوْسَعَهُ وَ اَطْيَبَهُ وَ مِنَ الْعُمْرِ اَسْعَدَهُ وَاَطَوَلَهُ وَ مِنَ الرِّزْقِ اَنْفَعَهُ

Allah'ım! 
Bizi en geniş ve en hoş yaşantı ile, en mes'ud ve en uzun ömürle ve en faydalı azıkla rızıklandır.
Amin! 

İrfân Meclisinden...

10 Ocak 2012 Salı

  • Rabbe karşı şükürsüzlük, düşünce yoksulluğu ve his donukluğunun bir ifadesidir.
  • Şükründen gafil olduğun bütün nimetler hakikatte külfettir. Bizde bıraktıkları tortu, yalnız vebâldir.
  • Şükredene hikmet ve esrar aleminin kapıları aralanır.
  • İnsanların avamına düşen vazife, nimet karşısında şükür, kahır karşısında sabırdır.
  • Nice lütuflar vardır ki, içerisinde kahır gizlidir, nice kahırlar vardır ki, içerisinde lütuf gizlidir.
  • Lütuf içerisinde kahrı, kahır içerisinde lütfu görebilmek...
  • Her türlü musibet karşısında hamd ve şükür halini devam ettirenler, dinimizin bizlere va'dettiği huzurun zirve noktasındadırlar.
  •  اَلْحَمْدُ لِلهِ عَلى كُلِّ حَالٍ "Her halükarda Allah'a hamdolsun!" Efendimiz her tecelli karşısında bu ifadeyi tavsiye buyururlardı. Bu halin dışında kalmak -bir nevi- kadere harp ilan etmektir!
  • Şükür üç çeşittir:
  1. Lisani Şükür; En aşağı derecedeki şükürdür. Terkeden belhümedal esfelisafilin durumuna düşer.
  2. Fiili Şükür; Allah'ın verdiği nimetleri, O'nun yolunda emrettiği şekilde harcamaktır.
  3. Kalbi Şükür; Her hale razı olmaktır.
  • Şükran cennet sermayesi, küfran cehennem vesikasıdır.
  • "Şükür, imanın yarısıdır" (Cami-us Sağir)
  • Şükür nimeti artırır, nankörlük ise azaltır. 
  • Hamd ve şükür hali kul için büyük bir nimettir.
  • En büyük nimet, nimetin sahibini unutmamaktır.
  • Allah'ın nimetlerine mutlak manada şükretmek, beşer gücünün ötesindedir.
  • Nimetler sonsuz, lisanlar aciz, bünyeler zayıf...

Hamd ve şükür ile ilgili ayetler: 
Duha Suresi 11. ayet
Tekasür Suresi 8.ayet
İbrahim Suresi 7.ayet
Bakara Suresi 152.ayet
Lokman Suresi 12.ayet

Nasib, kendisine gelmeyene de gider...

17 Aralık 2011 Cumartesi

 Hz. Ali (ra)'den Hikmetli Sözler

Kim bir şeyi ister ve peşine düşerse onun tamamını veya bir kısmını elde eder.

Arzu sıkıntıların anahtarıdır, hased de boş yorgunluğun bineğidir.

Nasib, kendisine gelmeyene de gider.

Ümidler basiretli insanların gözlerini bile köreder.

Akıl tam olduğunda söz azalır.

Afetlerin başı, lezzetlere düşkünlüktür.

Dindarlığın başı, nefsin kötü arzularına uymamaktır.

Muhabbet, hürmetle pekişir.


İnsanlar Vardır...

8 Aralık 2011 Perşembe

İnsanlar vardır; daha yaşarken mazi olmuşlardır. İnsanlar vardır; asırlar önce yaşamış olmalarına rağmen, gönüllere hayat bahşeden nefesleri bugün bile dipdiridir.

Üzerinden asırlar geçmesine rağmen mazi olmayan Hz. Mevlana buyurur ki:

"Velilerin sözleri âb-ı hayatla dolu, saf, dupduru bir ırmak  gibidir. Fırsat elde iken ondan kana kana iç de gönlünde manevi çiçekler, güller açsın."

 
Ya Rabbi! - by Templates para novo blogger