Komşu Hakkının Ne Olduğunu Biliyor muyuz?

12 Mayıs 2011 Perşembe

Peygamber Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem- komşu hakkında şöyle buyurmuşlardır:

"Bir kişi, ehline ve malına gelecek kötülükten korktuğu için kapısını komşusuna kapalı tutmak zorunda kalıyorsa, o komşu, gerçek mü’min değildir. Aynı şekilde şer­rinden emîn olunmayan komşu da gerçek mü’min değildir."

"Komşu hakkının ne olduğunu biliyor musun? Senden yardım dilediğinde yardım etmen, borç istediğinde vermen, muhtaç olduğunda ihtiyacını görmen, hastalandığında ziyâret etmen, bir hayra kavuştuğunda tebrik etmen, musîbete uğ­radığında tâziyede bulunman, öldüğünde cenâzesine katılman, izni olma­dıkça binânı onun binâsından daha yüksek yapıp rüzgârına mânî olmaman, çorbandan az da olsa ona da göndermek sûretiyle tencerenin kokusuyla onu rahatsız etmemendir. Bir meyve satın aldığında ona da hediye et, eğer bunu yapamazsan meyveyi evine (komşuna göstermeden) gizlice getir. Onu çocu­ğun da dışarı götürüp, komşunun çocuğunu özendirmesin."

  (Beyhakî, Şuab, VII, 83; Kurtubî, V, 120-123)

Münâcât

29 Mart 2011 Salı

اَللهُمَّ لَا مَانِعَ لِمَا اَعْطَيْتَ. وَلَا مُعْطِيَ لِماَ مَنَعْتَ. وَلَا رَادَّ لِمَا قَضَيْتَ وَ لَا مُبَدِّلَ لِمَا حَكَمْتَ.  وَ لَا هَادِيَ لِمَا اَضْلَلْتَ. وَ لَا مُضِلَّ لِمَا هَدَيْتَ. وَ لَا مُيَسِّرَ لَمَا عَسَّرْتَ. وَلَا مُعَسِّرَ لِمَا يَسَّرْتَ

"Allah'ım! Senin verdiğine mani olacak yok. Senin engellediğini verecek yok. Takdir ettiğin şeyi geri çevirecek yok, hükmettiğini değiştirecek yok. Doğru yola gelmesine yardım etmediğini hidayete erdirecek yok, hidayete erdirdiğini saptıracak yok. Zorlaştırdığını kolaylaştıracak yok, kolaylaştırdığını da zorlaştıracak yoktur."

Müslümanın Derdi Allah'a Kulluk Olmalı

22 Mart 2011 Salı

  • Cenab-ı Hak bize İslam'ı meccanen verdi. Biz bu dine bedelsiz olarak kavuştuk. Ücretsiz olarak aldığımız için kıymet bilmiyoruz. Dünya telaşı karşısında hemen yere seriliyoruz. 
  • Mü'minin fârik (üstün) vasfı firaset olmalı. Karşısındakinin kalbini okuyabilmeli. Esas tahsil kalbi okuyabilmektir. İhtiraslar bunun önüne geçer.
  • İnsanda büluğa kadar safiyet mevcut. Büluğdan sonra bazı telkinler oluştuğu için kulluk imtihanı başlıyor.
  • İnsanda kendini gösterme, ortaya çıkarma meyli vardır. Hayır yaptırır, kendi ismini verir. Bu bir acizliktir, ahmaklıktır.
    هَيْتَ لَكَ
     
     "Gelsene Bana"

    • Kiminde mal, kiminde para, kiminde karşı cinse karşıdır. Bu gizlilikte yapılır. Açıkta ayıplanma korkusu vardır. "Mazaallah" diyebilmek... Bu ihlas ve takva ile olmalıdır.

    Yusuf, nefsâniyetin şerrinden kaçıyor.
    Züleyha, nefsâniyetin şerrine koşuyor. 

    • Yalan şerrin sermayesidir. Yalan söyleyen karşıdakini itham eder. Yalan, kaybolmaz. Okyanusta bile olsa dalga gelir ortaya çıkarır.
    • İslam ihtilat ortamını (kadın-erkek beraberliği) men eder, ortadan kaldırır. Bu durum aile yuvasını zedeliyor. Yuvalar çökünütüye doğru gidiyor.
    • "Töhmet yollarına giren, töhmete maruz kalır." Hz. Ömer (ra)
    • Besmele her hayrın başıdır. İşe, Cenab-ı Hakk'a sığınmakla başlıyorsun. Seni koruyacak olan Allah!
    • Müslümanın derdi Allah'a kulluk olmalıdır!
    • Namaz kalbin sanatıdır. Kıldığı namaz kişinin aynasıdır. Huşu ile kılınan namaz, ilahi kamera altında yaşama şuurunu oluşturur.
    • Bir insana en çok faziletinle tesir edebilirsin.
    • Bir insanın fârik vasfı, kalbinin sanatı affedebilmektir.
    • En büyük nimet, zaman nimetidir. İki sefer ölüm yok! Telafisi de yok!
    • İnsan daima kendisini tahlil etmelidir. Hatasını tespit edip, deva bulmalıdır.

    تَوَفَّنِي مُسْلِماً وَ اَلْحِقْنِي بِا لصَّالِحِينَ

    "Ya Rabbi! Müslüman olarak canımı al ve beni salihler arasına ilhâk eyle."

    • Bu duayı, tahiyyattan, salavatlardan, namazdan sonra okuyun!

    Cenab-ı Hak bizleri, Efendimizin 1400 sene sonra gelen talebelerinden eylesin. AMİN!

    Ne Kadar Gerçek Bir Kuluz?..

    8 Mart 2011 Salı

    Gerçek bir kulluk:

    • Hakk'ın takdîrinden memnun olabilme sanatıdır.
    • Her zaman ve mekânda Allah ile dost kalabilme mahâretidir.
    • Hayatın med-cezirleri, değişen şartları ve sürprizleri karşısında muvâzeneyi bozmayıp şikâyet ve sızlanmayı bırakabilme hüneridir.

    Affetmeyen Affolunmaz!

    25 Şubat 2011 Cuma

    Emaneti olmayanın imanı yoktur. Ahdine vefa göstermeyenin dini yoktur.

    Kim bir günah sebebiyle kardeşini ayıplarsa, o günahı işlemedikçe ölmez.

    Şüphe vereni bırak, şüphe vermeyene bak.

    Doğruluk huzur verir.

    Kendini ıslah et ki, insanlar sana iyi davransın.

    Şöhretten kaç ki, seref seni bulsun.

    Hiçbir bela yoktur ki, ondan daha kötüsü olmasın. (O yüzden şikayet yok. Kimi şikayet ediyorsun? Cenab-ı Hakk'ı mı?!!)

    Bir hayrı kaçırınca onu yakalamaya çalış. Yakalayınca da başka bir hayrı aramaya başla.

    Fazla lakırdıyı terkedene hikmet bahşedilir.

    Şerri bilmeyen onun tuzağına düşer.

    Affetmeyen, affolunmaz!

    Günah işlemekten vazgeçmek, tevbe ile uğraşmaktan kolaydır.

    İnsanlarla öyle oturup kalk ki, ölürsen sana hasret duysun. Yaşarsan özlem duysun. (Ashab-ı Kirâm'ın Efendimize olan hali gibi...)

    Dostları yitirmek, gurbete düşmek gibidir.

    Şu dört şey amellerin en zorudur:
    1. Öfke anında affetmek
    2. Muhtaçken cömert davranmak
    3. Kapalı ve tenha yerlerde günahın cazibesine dalmamak
    4. Korktuğun kişinin karşısında doğruyu söylemek.

    İnsan Kaderine Razı Olmalı

    22 Şubat 2011 Salı

    • Hayrın ve şerrin ortasındayız.
    • İnsan iki sonsuz arasında.
    • Cenab-ı Hak kuluna verdiği istidatlara, imkanlara göre mes'uliyet verdi. 
    • Cenab-ı Hak tâkatimizden fazlasını istemiyor. Ancak tâkatimiz kadarını istiyor.
    • İnsan fiilinden mes'uldür.
    • Cenab-ı Hak seni nasıl ve nerede halketmişse ona razı olmak gerekir.
    • Külli irade karşısında kul, Cenab-ı Hak'tan razı olacak. "Belki bu benim için daha hayırlıdır." diyecek. İşin müsbet tarafına kendini meyledecek.
    • İnsan kaderinden razı olacak!
    • Hâdiseler karşısında, külli iradenin karşısında tevekkül ve teslimiyet sahibi olmalı insan. İstersen tevekkül ve teslimiyet sahibi olma yapacak başka bir şeyin var mı?!! 
    • Cenab-ı Hakk'ın eceli gizlemesi ümmete bir rahmettir.
    • Fücurun haricinde kalmalıyız ki, hidayet üzerimizde kalabilsin.
    • Cenab-ı Hakk'ın şerre rızası yok, hayra rızası var.
    • Bir müslüman kendinden ve çevresinden mes'uldür. Kalbinin ulaştığı yere kadar mes'uldür.
    • İnsan kendini terbiye etmeden etrafı terbiye edemez.
    • Bir müslümanın ictimaileşmesi zaruridir.
    • Biz bu dünyaya bir lütuf olarak geldik.
     
    Cenab-ı Hak cümlemize teslimiyet nasib eylesin. AMİN!

    Rabîulevvel Ayı

    18 Şubat 2011 Cuma

    • Veladet kandili nimetlerin, gecelerin en büyüğüdür. Veladet olduğu için diğer geceler vardır.
    • Rabîulevvel ayında "Ben Allah Rasulüyle biat halinde miyim? Aile hayatım ne kadar Allah Rasulünün aile hayatına benziyor? İç alemim ne kadar benziyor?" gibi sorularla kendimizi muhasebe etmeliyiz.
    • Biz de ne kadar zikir hayatı varsa, Allah Rasulünün şahsiyeti bize o kadar akseder.
    • Rabîulevvel ayı Efendimizle olan bi'atı tazelemektir.
    • Rabîulevvel ayındaki ruhaniyeti tüm aylara yayabilmek gerekir.
    اَلْمَرْءُ مَعَ مَنْ اَحَبَّ

    "Kişi sevdiğiyle beraberdir."
    • Bu hadis-i şerifi kalbimize kazıyalım! 
    • Muhabbet itaati getirir. Muhabbet varsa itaat vardır.
    • Rabîulevvel ayının her gününün ayrı bir tecellisi vardır.
    • Mevlid Kandili Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem- zamanında kutlanır mıydı?
    Efendimizin oruçlu olduğu bir gün sahabiler sordular:
    - Ya Rasulallah! Bugün oruçlusunuz?
    - Evet. Bugün benim doğum günümdür. Allah bugün beni dünyaya getirdi. diye buyurmuşlardır.
    Sahabe zamanında da tabiin zamanında da mevlid kandili ihya edilirdi.

    Rabîulevvel ayında Efendimize kalben yakınlaşabilmeyi, bu günlerin feyzinden, bereketinden hissedar olabilmeyi Rabbimiz nasib buyursun.

     
    Ya Rabbi! - by Templates para novo blogger