Muharrem Ayı Duaları

15 Kasım 2012 Perşembe

بِسْمِ اللَهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيم 


وَصَلَّى اللَهُ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَ اآلِهِ وَ صَحْبِهِ وَ سَلَّم
اَللَّهُمَّ اَنْتَ الْاَبَدِيُّ الْقَدِيمُ الْاَوَّلُ  وَ عَلاَ فَضْلُكَ الْعَظِيمُ وَجُودُكَ الْعَمِيمُ الْمُعَوَّلُ وَ هَذِهِ عَامٌ جَدِيدٌ قَدْ اَقْبَلَ نَسْءلُكَ الْعِصْمَةَ فِيهِ مِنَ الشَّيْطَانِ وَ اَوْلِيَاءِهِ وَ جُنُودِهِ وَ الْعَوْنَ عَلَى هَذِهِ النَّفْسِ الْاَمَّارَةِ بِالسُوءِ وَلْاِشْتِغَالَ بِمَا يُقَرِّبُنِي اِلَيْكَ زُلْفَى يَا ذَا الْجَلَالِ وَ الْاِكْرَامِ وَ صَلَى اللَهُ عَلَى سَيِدِنَا مُحَمَّدٍ النَّبِيِّ الْاُمِّيِّ وَ عَلَى آلِهِ وَ اَصْحَابِهِ الطَّيِّبِينَ الطَّاهِرِينَ وَ الْحَمْدُ لِلَهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ

(Bu dua senenin birinci gününde üç defa okunmalıdır.)
"Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla. Allah (cc) Efendimiz Muhammed'e âline ve ashabına salât-u selâm eylesin!

Allah'ım! Sen ebedîsin, Kadîm'sin, Evvel'sin. Fazl-u ihsânın çok yücedir. Herşeyi kaplayan ve herşeyin sığınağı olan cömertliğin çok yücedir. Yeni  yıl gelmiş bulunuyor. Bu sene içinde bizi şeytandan, onun dostlarından ve ordularından korumanı istiyoruz. Şu daima kötülüğü emreden nefse karşı yardımını istiyoruz. Sana yaklaştıracak şeylerle meşgul olabilmem için yardımını istiyorum, ey Celâl ve İkrâm sahibi olan Allah'ım! 

Allah, ümmî nebî Efendimiz Muhammed'e, âline,  mübarek ve temiz ashabına, salât eylesin! Hamd alemlerin Rabbi olan Allah' a mahsustur."



بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيم

اَللهْمَّ اَنْتَ الْاَبَدِيُّ الْقَدِيمُ الْحَيُّ الْكَرِيمُ الْحَنَّانُ الْمَنَّانُ وَ هَذِهِ سَنَةٌ جَدِيدَةٌ اَسَءَلُكَ فِيهَا الْعِصْمَةَ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيم وَ الْعَوْنَ عَلَى هَذِهِ النَّفْسِ الْاَمَّرَةِ بِا لسُّوءِ وَ الْاِشْتِغَالَ بِمَا يُقَرِّبُنِي اِلَيْكَ يَا ذَا الْجَلَالِ وَ الْاِكْرَامِ بِرَحْمَتِكَ يَا اَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ


"Her kim Muharrem ayının ilk on gününde, özellikle birinci ve onuncu Aşûra günleri sabahleyin üç kere bu duayı okursa Allah Zü'l Celâl Hz.lerinin o kimseyi tâ gelecek senenin Muharrem ayına kadar cemî' belalardan emin ve muhafaza buyuracağı rivayet olunmaktadır."

(Kaynak: Dualar ve Zikirler-Erkam Yayınları)


Mirasların En Güzeli...

24 Eylül 2012 Pazartesi

Anne-babanın evladına en güzel mirası, Kur'an, ahiret, fazilet, islam karakter ve şahsiyet mirasıdır.

Ahirette anne-babaya işlemediği amellerin sevabı getirilir. "Biz bunu dünyada iken yapmadık" dediklerinde,  "Bunlar, evladının işlediği amellerdir" denilir.

Yavrularımız, Allah'ın en güzel emanetidir. Onlara en güzel mirası, Kur'an mirasını bırakalım.

Kur'an-ı Kerim maddi-manevi şifadır. Ruhlar onunla huzur bulur.

Kur'an düşünmeyi kolaylaştırır.
 
Kur'an'a yaklaştığı nisbette problemini çözemeyecek hiçbir insan yoktur!

Sahabe problemini Kur'an ile çözdü.

Ne kadar Kur'an ile hallenilir, ne kadar Kur'an ile yaşanılırsa o kadar şan ve şöhret artar. Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem- ve sahabe-i kiram gibi...

Kur'an-ı Kerim'deki her ayet, bir müslümana derin bir kuyuya bakar gibi ufuk açmalıdır.

Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem'in- Kur'an-ı Kerim ile münasebeti;

  • Her gün düzenli bir şekilde okurdu.
  • Bir meseleyi izah ederken ayet-i kerime ile izah ederdi.
  • Bilhassa teheccüdlerde daha fazla okurdu. Ali imran Bakara sureleri gibi...
  • Sohbet meclislerinde okurdu.
  • Her vesile ile okurdu.
Biz de Efendimize benzeyerek her vesile ile Kur'an-ı Kerim okumalıyız.

Cenab-ı Hak bizi en büyük ümmet olarak kıldı ama Kur'an-ı Kerim'den haberdar değiliz!

Halık'ın mahlukuna gönderdiği kitaptır Kur'an-ı Kerim...

Her insanın her probleminin çözümü Kur'an-ı Kerim'de var!

Sahabenin ilgi alanı Kur'an-ı Kerim'di. Peki bizim ilgi alanlarımız neler?

Biz Cenab-ı Hakkı incitmekten korkacağız. Günah işlemekten korkacağız. Sevdiğimiz kadar korkarız. Sevdiğimizi incitmekten korkacağız.

İnsan emir ve nehiyler çerçevesinde bir hayat kuracak ve bu şekilde salihlerden olacak...

Kur'an-ı Kerim'i öğretecek kişi; tilaveti düzgün olmalı, takva sahibi olmalı. (kalpten kalbe inıkas vardır...) Anne-babanın bu hususlara dikkat etmeleri zaruridir.

Kur'an-ı Kerim gönle göre tesir eder!

Ruhumuzun arınması, huzura ermesi Kur'an ile mümkün olur.

Kur'an-ı Kerim yalnızca cenaze merasimlerinde kalmasın!! 

Cenab-ı Hak Kur'an-ı Kerim'den istifade edebilmeyi nasib etsin.
Cenab-ı Hak Kur'an-ı yaşamayı, Kur'an' da derinleşmeyi, Kur'an ile nurlanmayı ve şefaatine nail olmayı lütfu ve keremiyle cümlemize nasib etsin... Amin!

Tasavvufî Terbiyeden Geçmek Lazım...

7 Eylül 2012 Cuma

Manevi terbiyeden geçmeyen insan, içinde en vahşi hayvandan daha tehlikeli olabilecek bir nefis taşıyor demektir.


Terbiye edilmemiş nefis, kirli bir kap gibidir. İçine güzel şeyler konulsa, onları da kirletir.

Allah'ın Sevip Razı Olduğu Kullar Kimlerdir?

3 Eylül 2012 Pazartesi

 Cenab-ı Hakk'ın sevip razı olduğu kullar;

1- En küçük sevaba da günaha da büyük bir dikkat göstererek yaşayan muttakîlerdir.

2- Allah ve Rasulünde fani olabilmek iştiyakıyla kendi hayatlarında Kur'an ve sünnet yolundan zerre kadar sapma olmaması için, büyük titizlik gösteren sâdıklardır.

3- "Kişi sevdiğiyle beraberdir." hadis-i şerifinin muhtevasına girebilmek için; Allah Rasulü ile his, fikir ve fiil beraberliği içinde olmaya azami gayret gösteren salihlerdir.

4- Tıpkı karda yürüyen bir kimsenin izini takip edercesine Allah Rasulüne tam bir ittiba gayreti içinde olan mü'minlerdir.

Kardeşlik Üzerine...

13 Ağustos 2012 Pazartesi

 Ahnef bin Kays şöyle buyurur:

"Kardeşlik, ince ve latif bir cevherdir. Onu korumazsan kazâya uğrar. Dâimâ hiddetini yenmekle onu koru ki, sana zulmeden, gelip senden özür dilesin. Var olanla yetin, ne kendin için fazlasını ara, ne de kardeşinin kusuruna bak."

Allah Rasulünden Hz. Ali (ra)'a Tavsiyeler-2

7 Ağustos 2012 Salı

Ya Ali! Herşeyin bir afeti vardır. Sözün afeti yalandır. İlmin afeti, unutmaktır. İbadetin afeti, riyadır. Zekatın afeti, kibirlenerek haddi aşmaktır. Şecâatin afeti, zulmetmektir. İhsan ve cömertliğin afeti, başa kakmaktır. Güzelliğin afeti, kibirlenmektir. Asil bir soya sahip olmanın afeti, övünmektir. Hayanın afeti, zaaftır. Cömertliğin afeti, yaptığınla övünmektir. Fazla mala sahip olmanın afeti, cimriliktir. Cûd sahibi olmanın afeti, israfa düşmektir. İbadetin afeti, kibirdir. Dinin afeti, hevaya tabi olmaktır.

Ya Ali! İftar açarken şöyle duada bulun: "Ey Allah'ım! Senin rızan için oruç tuttum. Verdiğin rızıkla iftar ettim." Böyle dediğin zaman o gün oruç tutanların bir misli ecri de senin için yazılır. Onların ecirlerinden de hiç bir şey eksilmez. Şunu bil ki, oruçlu her bir kimsenin müstecab olan bir duası vardır. Oruçlu ilk lokmayı ağzına alırken "Bismillahirrahmanirrahim ey mağfireti geniş olan! Beni affet." derse o kişi mağfiret olunur. Bilmiş ol ki, oruç ateşe karşı bir kalkandır.

Cennet, Fiilen Anne Olanların Ayakları Altında...

22 Haziran 2012 Cuma

Bu dünya bir imtihan dersanesi... Hepimiz bu imtihan dersanesinin talebeleriyiz. Bu talebelik kıyamete kadar sürecek.  Yaşımız ne olursa olsun son nefesle son bulacak.

Dünyada bir ilme ihtiyacımız var. İnsan ilme muhtaçtır. 

İlim, Kur'an ve sünnet-i seniyyedir.

İlmi amel-i salihlere geçirebilmeliiyiz. Geçiremeyen Cuma Suresinde buyurulduğu gibi "kitap yüklü merkepler" oluyor. Bilgi zihinde kalıyor.

Bilgiyi amel-i salihlerle icra etmek lazım. Yoksa o bilgi çöker kalır.

Bütün bilgiler bizi Allah'a götürmeli. Nefsaniyetimizi palazlandırmamalı.

Göz kalbe gözlük olmalı. Bakılan herşeyde Allah bulunmalıdır. Bu satırlardaki ilimle olmaz! Ancak takva ile olur. Kalbin inkışaf etmesi ile... İlmin sadra intikali ile...

İnsan, nefis engelini aşamadığı müddetçe gafildir, habersizdir!

Cenab-ı Hak kulluğumuzu unutmamamızı istiyor. Unuttuğun an, tecessüs başlıyor, yalan başlıyor...

Siyer, Allah Rasulünün duygularıyla duygulanmaktır...

Allah Rasulünü tanımadan dini tanıyamayız.

Ayetleri Allah Rasulünün hayatı tefsir ediyor.

Asr-ı Saadette hiç psikiyatri hastalığı duydunuz mu? Şifa menbaı, merkezi Allah Rasulü idi. Sahabe-i Kiram, Efendimizden takva alıyorlardı.

Herkes Efendimize yaklaştığı nisbette, Efendimizin hayatında kendi problemini çözer.

Kainatın hocası, muallimi Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem- dir.

Cenab-ı Hak kadınlara fazla bir hissiyat veriyor. Bu hissiyatı nefsani arzularında kullanmaması gerekir.

Cennet, ismen anne olanların değil, fiilen anne olanların ayakları altındadır...

Elinizden, dilinizden, yüreğinizden müstefid olunan kimselerden olmanız niyaz ve duasıyla... Amin.

 
Ya Rabbi! - by Templates para novo blogger